30 Mayıs 2013 Perşembe

Bu yaz köy köy dolaşmalı

Çıkmalı bu yaz yola bir karavanla. Köy köy dolaşıp, "selamun aleykum" demeli köy kahvesindekilere. Demli demli çayı içerken, kardeşler demeli, abiler...

Ve devam etmeli:

"Çok oturacak değilim. Bir çayınızı içeyim, bir de söyleyecek az bir lafım var, onu söyleyeyim.

72 senesinde Rize'nin, adı gibi küçük bir köyünde, Küçükköy'de doğdum. Köy çocuğuyum öyle şehirli giyinmeme bakmayın. Köy yüreği taşırım göğsümde. Baktım memleketimde, yüreksiz işler oluyor, düştüm yolara bu sene, tatil yerine.

Diyeceğim kısa kardeşler, bu başımızdakilere artık oy vermeyin. Bunlar Amerika ile işbirliği içerisinde, bir taraftan ülkeyi kalkındırıyorlar güzel de, bir taraftan da çok karanlık işler çeviriyorlar. Bütün televizyonları, gazeteleri de  zapt ettiklerinden bunu size bir Allah'ın kulu anlatamıyor.

Tuttum bu karavanı, ben anlatayım dedim, sesim kime yetebilirse.

Ben çok okudum kardeşler. Okumak lazım bunların hilelerini anlayabilmek için, ama iyi okumak lazım, ve çok değişik taraflardan birden okumak. Sizin işten güçten vaktiniz yok tabii, kurulan tezgahı anlaması zor, ben anlatayım.

Dünyayı çok çok çok zenginlerden oluşan on küsür kişilik bir grup yönetiyor kardeşler, devletler değil. Ne Tayyip, ne Obama ne başkası. Bu on küsür zengin, dünyanın en zengin, en güçlü aileleri. Avrupa'daki bir tanesinin aile serveti 3 trilyon dolar. On tane Türkiye demek bu. Aile, devletlerden zengin.

Bu zengin adamların çoğu asırlardır zengin, yeni değil. Ve şöyle diyorlar: Ulan biz bu kadar zenginsek, niye zenginliğimize etkisi olacak kanunları, nizamları, düzenlemeleri devletlerin yönetimine bırakalım ki, tabii ki biz yöneteceğiz.

Bu zenginlerden en büyük ikisi Rockefeller ve Rothschild.  Amerika da  Rockefeller ve Avrupa'da Rothschild diye iki aile. Rothshild'lere devlet hediye etmiş zamanında İngiltere, düşün. İngiletere'ye Çin savaşında para yardımı yapıyorlar, İngiltere hükümeti de karşılık olarak onlara Hong Kong'u veriyor. Böyle bir aile Rothschild.

Herneyse. Devletlerden zengin aileler var dünyada ve devlet yönetimlerinde çok belirleyiciler. Bunu bilmek yeter.

Bu adamların da en büyük derdi son iki asırdır ne? Petrol.  Malum en kıymetli maden. Bunun dışında iyi para getiren uyuşturucu, silah, ilaç gibi sektörler de var da, onları şimdilik karıştırmayalım. Petrol en temeli.

Petrol en çok nerde? Buralarda maalesef. Ortadoğuda.

Ne istiyor bu zengin adamlar? Bu toprakların altındaki petrolleri. E buralar bizim. Olsun. Onlara göre dünya onların. Sana göre senin. Yani, bu toprakların üstü senin, altı onların. Senin atalarının kanı toprakların üstünü suladı canım, altını sulamadı ki. Buralar onların.

Nasıl alabilirler ki doğal kaynaklarımızı? Batıya ılımlı yönetimleri Ortadoğu ülkelerine yerleştirerek tabii. Irak tamam mesela. Libya Mısır tamam. Şu sıra Suriye yola getiriliyor. Esad batıyı seviyor mu? Hayır. Ha o zaman gidecek. Tayyip seviyor mu? Tabii ki. Tayyip kalacak. Bu misal.

...

Kısa kesiyorum. Tayyip ve Amerika, daha doğrusu bu zengin aileler dost. Türkiye ile ilgili hedef nedir? Zengin doğal kaynaklarını usulca ve barışçıl bir ortamda alabilmek. Öyle bizimle savaşa falan tutuşmayacaklar merak etme.

Ve şu sıra tam bu planın başladığı an. Petrol yasası çıktı Mayıs ayı başında, haberin oldu mu? Yok. Nerden olacak ki, kimse yazmadı.

...

Geri gidelim.. Birinci dünya savaşı niye oldu? Petrol.  

Osmanlı parçalandı, çünkü Ortadoğu batıya lazımdı. Petrol ordaydı. Anadolu da dağıtılmıştı ki, Atatürk çıktı bu adamların planını bir 50 yıllığına bozdu.

Atatürk öldü, sonrasında boğazımızı sıkma dönemleri başladı. Ne darbelerden başımızı alabildik, ne kendi başımıza büyüyebildik. Sürekli tökezledik durduk.

Sene oldu 2001, boğazımızı sıkmayı bıraktılar. Ohhh  dedik, dünya varmış. Nefes aldık yahu. Ne güzel gelişti memleket. Sağlık sistemi harika, duble yollar harika, yeni istihdam, her şey süper. Ve öyle bir hale geldi ki, aman abi, geçmiş günlere dönmeyelim de, ne olursa olsun der olduk, herşeye amenna.

Bu sene başı itibariyle de plan başlatıldı. Önce terör bitirildi. 40 senedir iyi çektirmişlerdi bize. Yeterdi. Artık Kürdistan kurulacak, ve güney doğu Anadolu petrolleri kolaylıkla alınabilecekti. Kimse itiraz etmezdi nasıl olsa, 40 senedir bıkmıştı yahu halk şehit vermekten.

Sonra Suriye işi vardı. Suriye'ye girip düzeni değiştirmek Türk askerinin göreviydi. Öyle ya da böyle düzeni değiştirmek için kara harekatı şarttı.  İsrail'i vurdursan çok tepki alacak. En güzeli Türkiye. Amerika'nın artık bölgeye harcayacak tek askeri olamazdı. Amerikan halkı evlat kaybetmek istemiyordu artık çünkü. E Türkiyede terör yoktu artık, o kadar olsundu, ne yani hiç şehit vermeden süper sağlık sistemi, duble yollar, harika gökdelenler olur muydu? Türk halkı buna anlayış göstermeliydi.

Durumu öyle bir hale getireceklerdi ki Suriye en büyük düşmanımız oluverecekti. Suriye sürekli bombalı eylemlerle sabrımızı taşıracaktı. Ve biz, seve seve gönderecektik evlatlarımızı vatan savunmasına.


Bütün bunların arasında hiç çaktırmadan, petrol yasası çıktı.  Yahu hayırlı bir şey yapıyorsan, her hayırlı şeyin reklamını göklere çıkarıyorsun da, bunun niye hiç haberi yok? Reklamını yapsana, desene valla süper bir kanuna yaptık arkadaşlar, artık dolarlar akacak ülkemize. Bunun reklamını yapmaya yüzün yok tabii. Rockefeller ve Rothshild'e yapıyorsun bu kanunu çünkü. Buyur kardeşim, petrolum senin diyorsun.

Amerikalı köyüne gelir de bir gün petrol bulursa sevinme boş yere güzel kardeşim. Senin değil o petrol. Devletine sadece yüzde 12 sini veriyor. Gerisi Amerikalının. Ha istersen satar sana canım kendi petrolünü.Yeter ki parasını ver.

Yani güzel yüreklim, memleketimizin sadece petrolü değil, tüm doğal kaynakları çok düşük devlet paylarıyla yabancılara veriliyor. Sen de seviniyorsun aman süper, ssk'm çalışıyor, kuruş  ödemiyorum ameliyatlarıma şu bu diye ama bütün bunların karşılığı da bu. Üç kuruşa maalesef beş köfte olmuyor.

Ha dersen bana ne, ben şu anki halime bakarım, ilerisini bebeler düşünsün, sen bilirsin. Git at oyunu yine bunlara. Ama bebelere sıra geldiğinde geri dönmesi daha da zor olacak, bilesin. Çünkü bir süre sonra doğal kaynakların tükenecek, artık sütten kesilmiş inek misali mezbahaneye gönderilip doğranacaksın.

Neyse artık. Hayırlısı olsun. Ben kulluk görevimi yapayım da.

...

Hadi bana eyvallah. Diyeceğim budur.Bu akşam izniniz olursa karavanda köy meydanında uyur, yarın şafakla birlikte kaçarım.

Ha bu arada, buyrun naçar malikaneme, beklerim. "

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder