Sevgili Milletim,
Tamam sağlık sistemin hiç bu kadar iyi olmamıştı. Özel hastanede bile SSK'n geçiyor, tabii ki güzel, ama tüm "Amerikan ortağı" hükümetlerin icraatları güzeldi zaten. 50'lerde Menderes geldi ihya oldun. Bizim Samsun Bafra yolu üzerindeki lokantanın ön yolu Menderes'in marifetiydi, ne güzeldi, ilk defa görüyordun kaymak asfaltı.
Nasıl oluyordu? Amerikan ortağı oluyordun ve ismi konmasa da Amerikan Mandasını kabul ediyordun, işler güzelleşiyordu. Kanınla kazandığın bağımsızlığını yavaş yavaş geri veriyordun ama yollar hoşuna gidiyordu işte.
Yolların oldu, ekonomin canlandı, yeter ki sen Amerikan himayesini kabul edeydin, her şeyin olurdu!
Bir gün geldi, 7 yıl kadar sonra, "tamam artık zamani geldi" dedi Menderes, biraz da aldığı yüksek oy oranlarına güvendi, ortağına sırtını dönüp Rusya'ya yanaştı. Önce uçağını düşürdüler, ölmedi, sonra astılar.
Gerçi sırtını dönmese de bir "son kullanım tarihi" vardı elbet. Amerikan efendimiz öyle seneler boyu aynı adamı destekleyip de süper kahramana çevirmezdi. Bir yerde indirecekti zaten.
...
On yıllar sonra başka bir Amerikan ortağı RTE duble yollar yaptı sana, sağlık sistemini güzelleştirdi, memleket güzel güzel gelişti, tamam. 14 yıl sonra ( ki Menderes'ten tecrübeyle iki kati daha geç ) o da sırtını döndü ABD'ye ve dönünce 15 temmuz günü darbesini yedi. Ne mutlu ki kefeni yırttı tamam, darbeyi savuşturdu, çok güzel, şimdi artik anti emperyalist, o da iyi, Amerika'ya karşı falan, süper.
Ama bir aralar dostu olmuş muydu mu düşmanının?
...
"Aynı secdeye baş koyuyorduk, ne bilelim" değil işte hikaye. Bugün RTE'nin en büyük sırrı, 2002 yılında gayet akıllı ve bilinçli bir şekilde Amerikan ortaklığına, ülkeyi çok büyük tehlikelere atma pahasına evet demiş olması.
- Bak kardeşim, biz seni iktidara getireceğiz, ama sen de FETÖ organizasyonunun ülkenin en kritik kadrolarına yerleşmesine ve Türk ordusunu yavaş yavaş tasfiye edip, kendi kadrolarını yerleştirmesine göz yumacaksın, dediler, RTE de kabul etti. Bunu itiraf etsin, gidip "evet" diyeceğim, yemin ederim.
Kandırılmadı.
Biliyordu.
Halide Edip de zamanına Amerikan mandasını istemişti, şimdi kadına vatan haini diyemem, hatalıydı sadece. Atatürk'le araları o yüzden açılmıştı denir.
RTE'ye de "vatan hainisin" diyemem, çünkü o evet demese diyecek birilerini bulmak zor muydu o zamanlar? Değildi.
Gerçi Ata'ya aynı teklif gitse cevabı ne olurdu? "Her ne koşulda olursa olsun, hayır. Ya istiklal ya ölüm! Ya kendi kaynaklarımızla tam bağımsız yaşarız, ya da ölürüz". TC'nin kuruluş onuruydu bu çünkü.
Ama herkes Ata değildi işte. "Hadi oradan, bu millet yok olmaktan dönerek buraya geldi, gerekirse yok olur ama seninle ortaklık yapmaz" demesini beklemeli miydim RTE'nin? Çok mu geçti? O erdem kalmamış mıydı artık bu topraklarda?
Sanırım öyleydi.
Dolayısıyla RTE iyidir kötüdür bile demiyorum, sadece referandumla istediği güç, zamanında Amerikan ortağı olmuş ve devletin en kritik kadrolarını CIA uzantılarına açmış, ülkenin ordusunu darmaduman ettirmiş ve ülkeyi çok büyük bir riske atmış biri için fazla diyorum. Ve bu risk, sadece ülkeyi bir şekilde içinde olduğu kıskaçtan kurtarabilmek adına mıydı? İşte ondan hiç emin olamıyorum.
...
YAPMA! AZCIK İŞKİLLEN!
Memleketi içten çökertmeye çalışanlarla "aynı secdeye baş koyuyorduk, ne bilelim" diyenlere o kadar güvenme! Döndüler diyorsun tamam ok, ama zamanında ortaklarıydılar. Ve biliyorsun milyarları götürdüklerini. Montaj diye kendini kandırma. "Bal tutan parmağını yalar" demen bile "montajdı" demenden daha dürüstçe. Bal tutanın balın hepsini yediği zamanları da gördün, o yüzden buna iyi diyorsun biliyorum, ama bal tutanın hiç bal yememesi doğru olan. Ata balın en iyisini tutmuştu ama hepsini sen yemiştim sevgili milletim.
...
Bırak gideceği yere kadar gitsin, köprü möprü yapıyor, bu anayasayla yapabileceği kadarını yapsın ama sen sadece KENDINE güven!
"HAYIR, o kadar da değil" de ve inan sorasında gerçekten daha makul bir anayasa değişikliği teklifi göreceksin!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder